Çöğen-Çevgen

Çöğen çevgen Türklerin Orta Asya’da icad ettiği, atla oynanan millî bir oyundur. “çevgen”in sözlükteki karşılığı “ucu eğri değnek” tir. Kaşgarlı Mahmut Divânü Lü-gati’t -Türk adlı eserinde Türklerin bu oyuna çöğen dediklerini yazmıştır. Çöğen oyununa bazı yörelerde çevgan, tubuk, tuy, bandal ya da çukanyon da denilirdi.

Bu oyun geniş ve düz bir alanda (yaklaşık futbol sahasının iki katı) en az dört ve en fazla on kişilik takımlar hâlinde, 1,5 metre civarında çevgen ağacı ile takımların kalelerine karşılıklı top atma şeklinde oynanırdı ve en çok gol atanın galip gelmesi, oyunu idare eden hakemin de at üstünde olması, oyunun 15 dakikalık ve daha fazla sürelerle 3 veya 5 devreli oluşu, oyunda mutlaka davul ve zurnanın olması gibi özellikleriyle bilinmektedir.

Oyun alanını belirlemek için alan kenarlarına çekilen çizgiye ve kale taşları arasına gelen ipe “tasıl” adı verilirdi. Sahanın ortasına, söğüt ya da akça ağaçtan yapılmış, ayva büyüklüğünde üzeri deri ile kaplı bir top konur, bu topa da “guy” adı verilirdi.

Bu oyun at üzerinde oynandığı için at ile binicisi arasında büyük bir uyum olması gerekmekteydi. Çöğen için hazırlanan atlarda, bazı nitelikler aranır ve bunlara özel eğitim yöntemleri uygulanırdı. Atın topa doğru sıçraması, süratle giderken kısa dönüşler yapabilmesi, ani durması ve çabuk hareketlerle rakibini geçebilmesi, binicinin isteklerini çabuk kavraması ve gürültüden ürkmemesi gerekirdi. Çöğen oyunu için atın biraz tıknaz ve yere yakın olanı tercih edilirdi. Ayrıca bedeni geniş, göğsü iyi gelişmiş, boynu adaleli, sırtı kısa, beli geniş, bacakları sağlam, güven dolu ve çabuk hareketler yapabilme nitelikleri aranırdı. Bu becerileri ata kazandırabilmek için de mükemmel bir eğitim uygulanırdı.

Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig adlı eserinde, elçilerin bilmesi zorunlu kılınan hey’ et (astronomi), hendese (geometri), tıp, yabancı diller ve satranç ile birlikte çöğen oyununda da hüner sahibi olmaları gerektiği belirtiliyor.